Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/42079 E. 2014/35023 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/42079
KARAR NO : 2014/35023
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/55416
MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2010
NUMARASI : 2010/565 (E) ve 2010/629 (K)
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay günü A… Lisesi yakınında bekledikleri sırada oradan uzaklaşmaları konusunda kendilerini uyaran müşteki polis memurlarına okulda öğrenim gören kardeşlerini beklediklerini söyleyen sanıkların, müşteki polis memurlarının kendilerine müdahalede bulunmaları üzerine aralarında arbede yaşandığına dair aşamalardaki savunmaları, sanık H..’ın, sol kolunun ameliyatlı olduğunu söylediği halde müşteki A..’in kolunu tutup kıvırarak kendisini yere yatırdığına ilişkin soruşturma evresindeki ifadeleri, olay nedeniyle sanık Sinan’ın basit şekilde, sanık H..’ın ise sol kolunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandıklarının adli raporlarla doğrulanması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması,
2-Sanıkların kardeşi olup dosya içeriğine göre somut olayla ilgili bilgi ve görgü sahibi olduğu anlaşılan E.. T..’nin tanık sıfatıyla çağrılıp dinlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Birden faza kolluk görevlisine karşı direnen sanıkların cezasından TCK’nın 43/2, maddesi uyarınca artırım yapılmaması,
4-TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının düşünülmemesi,
5-Sanıkların sabıkalarının bulunmaması, somut olarak ortaya konulan herhangi bir maddi zararın oluşmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK’nın 231/6-b maddesinde açıklanan “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” irdelenip yeniden suç işleyip işlemeyecekleri” hususunda değerlendirme yapılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “yüklenen suçu işlerken sergiledikleri kişilik özellikleri, herhangi bir pişmanlık bildirmemiş olmaları ve uslandırıcı etki yapması bakımından” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar H.. T.. ve S.. T..’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden kurulan hükümlerde aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.