YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8656
KARAR NO : 2015/23254
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/74053
MAHKEMESİ : Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2010
NUMARASI : 2010/50 (E) ve 2010/126 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında katılan U.. A..’a yönelik tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddeleri uyarınca sanık M.. U..’ın temyiz isteğinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Katılan N.. A..’a yönelik tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın, tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedilebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekir. Mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından, silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda, onu kastederek tabancasını gösterip N. D.’a yönelik olarak “bununla kayınvalideni vuracağım, söyle benden korksun” demesi biçimindeki eyleminde, tabancanın teşhir edilmesinin eylemin işlenişine göre suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacağı gözetilmeden, TCK’nın 106/1-1 maddesinden hüküm kurulması gerekirken, suçun vasfında yanılgıya düşülerek anılan Kanunun 106/2-a maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b-Adli sicil kaydında sadece taksirle yaralama suçundan mahkumiyeti bulunan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sabıkalı kişiliği” biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. U..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.