Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/9811 E. 2014/32842 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9811
KARAR NO : 2014/32842
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/78482
MAHKEMESİ : Muğla 2.Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2010
NUMARASI : 2010/57 (E) ve 2010/450 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda “madde bağımlısı olduğu, ruhsal bozukluklarının ve madde kullanımının etkisi ile yaptığı davranışlarının uzun vadeli sonuçlarını hesaplamadan suçlu davranışları içerisinde bulunduğu”, Muğla Devlet Hastanesi’nin 20/04/2010 tarihli raporunda ise depresyon ve madde kullanımı bozukluğu tanılarıyla psikiyatri bölümünde yatarak tedavi gördüğünün belirtilmesi karşısında, suç tarihi itibariyle TCK’nın 32 ve 34. maddeleri uyarınca “akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk U.. Ö.. müdafinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Madde bağımlılığı ve depresyon tedavisinin bir akıl hastalığı olmadığı, failin her türlü davranış bozukluğunun değil, akıl hastalığına dayalı olarak işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarının algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ceza verilmeme ya da ceza indirime yol açabileceğini, TCK’nın 32. maddesinde açıkça belirtilmesi karşısında, akıl hastası olduğuna ilişkin bir iddiası ve savunması bulunmayan sanığın, gözlem altına alınıp incelemeye tabi tutulmasının yargılamaya bir katkı sağlamayacağı; ayrıca TCK’nın 34. maddesinin kişinin iradesiyle aldığı uyuşturucu ve madde bağımlılığı halinde uygulanamayacağının gözetilmemesi suretiyle verilen sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.