Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/11682 E. 2016/14489 K. 21.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11682
KARAR NO : 2016/14489
KARAR TARİHİ : 21.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık …’ın müşteki olarak ifadesi alınmamış ise de, şikayetçi olması ve temyiz dilekçesinin içeriği de gözönüne alınarak CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca katılan olarak kabul edilerek dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında hakaret, sanıklar … ve … hakkında tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı, yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvuruların bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı ve tehdit suçundan kurulan mahkumiyet ile katılan sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık …’ın katılan …’a karşı hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … haklarında karşılıklı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince;
Başka nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Müşteki sanıklar …, … ve …’ın jandarmadaki ifadelerinde, … ve …’ın Cumhuriyet Savcılığında alınan savunmalarında, tanıklar … ve …’ın arabanın içinde olduklarından hiç bahsetmedikleri gibi, tanıklar …, …’ın 10.06.2010 tarihli beyanlarında da, arabanın içinde yalnızca sanıklar …, … ve …’ın bulunduğuna dair ifadeleri karşısında, tanıklar … ve …’ın ifadelerine hangi gerekçelerle itibar edildiği açıklanıp, tanık …’ın mahkeme ve jandarmada verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığına dair 29.04.2011 tarihli dilekçesi de araştırılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespitinin gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık … …’a hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelendiğine göre, TCK’nın 51/3. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay deneme sürecine hükmolunması gerekirken, 1 yıl olarak eksik tayini,
c)TCK’nın 53/1-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının belirtilmemesi,
d)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … ve katılan sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.