Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/16959 E. 2017/27090 K. 06.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16959
KARAR NO : 2017/27090
KARAR TARİHİ : 06.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, silahla tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık … hakkında yaralama suçundan verilen beraat ve sanık … hakkında hakaret suçundan verilen düşme kararlarının temyiz incelemesinde;
Eylemlere ve yükletilen suça yönelik Üst ve O Yer Cumuriyet Savcılarının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında tehdit ve silahlı tehdit suçlarından verilen mahkumiyet ve beraat kararlarının temyizine gelince;
1)Yerel mahkemenin hüküm fıkrasının 3/1. fıkrasında ‘..atılı elektrik hırsızlığı suçunu…’ ibaresine yer verilmesi,
2)Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde; Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması, bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
3)Sanık hakkında iddianamedeki anlatımda sadece silahlı tehdit suçundan dava açıldığı halde; iki ayrı tehditten dava açılmış kabul edilerek, her iki suç yönünden de delil bulunmadığı halde, fiil ikiye ayrılarak silahlı tehditten beraat, ölümle tehditten mahkumiyet kararı verilmesi,
4)Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık … ile O Yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinden görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.