Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/19064 E. 2014/31111 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19064
KARAR NO : 2014/31111
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

Tebliğname No : 4 – 2011/73244
MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2010
NUMARASI : 2009/1492 (E) ve 2010/834 (K)
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Sanıkların, adli sicil kaydında yer alan geçmiş hükümlülüklerinin silinme koşullarının oluşması, ve dosyaya sunmuş oldukları yeni adli sicil kaydında sabıkalarının olmaması karşısında, “adli sicil kaydında sabıkalarının olduğu, şartların oluşmadığı ” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Kısa süreli hapis cezasından çevrilip ödenmeyen adli para cezalarının nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı CGTİK’nın 109 ve bu Kanunun uygulanmasını öngören, 20.03.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren 2006/10218 numaralı Tüzüğün 51. maddesinde belirtildiği ve hükmün kesinleşmesinden sonra C.Savcılığının görevi dahilinde değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
4-Kabule göre de;
a-Sanıkların, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı bir tek bir fiil ile gerçekleştirmeleri karşısında, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Görevi yaptırmamak için direnme eyleminin, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesine karşın, TCK’nın 265/3. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık K.. B.. ile ve sanık T.. A.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CYY. 326/son maddesinin gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.