YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20439
KARAR NO : 2014/31146
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
Tebliğname No : 3 – 2012/93728
MAHKEMESİ : Lapseki(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2011
NUMARASI : 2011/114 (E) ve 2011/174 (K)
SUÇLAR : Hakaret, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Adli sicil kaydına göre, mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda TCK’nın 58/3. maddesi uyarınca hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı davranılması,
2-Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi karşısında, TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiririne hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
3-Kısa süreli hapis cezasından çevrilip ödenmeyen adli para cezalarının nasıl infaz edileceğinin 5275 sayılı CGTİK’nın 109 ve bu Kanunun uygulanmasını öngören, 20.03.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren 2006/10218 numaralı Tüzüğün 51. maddesinde belirtildiği ve hükmün kesinleşmesinden sonra C.Savcılığının görevi dahilinde değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
Kanuna aykırı ve Üst Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanığa hükmolunan adli para cezasının infazıyla ilgili ihtarda bulunulmasında sanığa ek yük getiren ve aleyhine olan bir husus bulunmadığından, çoğunluğun 3 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.