YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/28940
KARAR NO : 2015/33080
KARAR TARİHİ : 03.07.2015
Tebliğname No : 4 – 2013/36098
MAHKEMESİ : Kandıra Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2012
NUMARASI : 2007/155 (E) ve 2012/160 (K)
SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre; sanığın 05.10.2006 tarihinde pansiyon sahibi müşteki Erkan’ın işyerine korkutma amacıyla silahla ateş etme eylemi nedeniyle ceza verilirken
uygulama maddesinin TCK’nın 106/2-a yerine 106/2-c olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğu ayrıca sanık hakkında müştekisi E.. Ş.. olan 29.05.2007 tarihli iddianame ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan açılan kamu davası hakkında, zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulabileceği anlaşılmakla, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1- Sanığa yükletilen tehdit, mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı,
bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, veresiye bira vermeyi kabul etmeyen müşteki H.. A..’u 25.07.2006 tarihinde işyerinin önünde tabancasıyla 3 el ateş etmekten ibaret eyleminin, silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturacağı ancak, TCK’nın 44.
maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hüküm kurulması yerine, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ceza verilmişse de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık S.. K.. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık hakkında 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık S.. K..’ın 2005 yılının Kasım ayı ile 2006 yılının Ekim ayı arasında 4 değişik tarihte silahla ateş etmek suretiyle tehdit ve halkta korku kaygı veya panik yaratacak biçimde ateş etme suçlarını işlediği ayrıca olayda ruhsatsız silah kullandığı iddia edilmiş olup
değişik tarihlerde gerçekleştirilen bu eylemler nedeniyle ayrı ayrı açılan kamu davalarının ilkinin tüm suçların işlenmesinden sonra 5.3.2007 tarihinde düzenlendiği, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre iddianame ile kamu davasının açılmasından önceki tarihlerde kişinin aynı silahla farklı suçlar işlemesi yahut değişik tarihlerde birkaç silah taşıması veya bulundurması şeklindeki eylemlerinin bu suçun temadi eden suçlardan olması da dikkate alındığında tek suç oluşturacağı ancak sanığın ruhsatsız silah taşıma eyleminin çok uzun bir zaman dilimine yayılmış olması ve silahın değişik tarihlerde işlenen çok sayıda suçta kullanılmış olması karşısında, cezanın teşdiden tayini gerektiği gözetilmeden izinsiz silah taşıma suçundan 4 ayrı mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanık S.. K.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.