YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/32672
KARAR NO : 2018/21050
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, mala zarar verme, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Mala zarar verme suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Diğer suçlardan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve sanığın kızı olan mağdur … Dinçer’e yönelik hakaret ve tehdit eylemlerini uzlaşmaya tabi olmayan silahla yaralama eylemi ile birlikte işlemesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinden faydalanamayacağı ancak mağdur Fatma Ulkatan’a yönelik hakaret ve tehdit eylemleri bakımından uzlaşma hükümlerinden faydalanabileceği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen katılan … … ‘e yönelik yaralamaya teşebbüs eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
./..
-2-
2-Tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın kızı olan mağdur … Tunçer ve ayrıldığı eşi olan mağdur … ile aralarında çıkan tartışmada kızına hakaret ve tehdit etmesinin ardından mağdur …’a hakaret ve tehdit ettiği ve şikayet üzerine karakola götürüldüklerinde de her iki mağdura hitaben sinkaflı sözlerle hakaret edip ölümle tehdit etmesi biçiminde gerçekleşen olayda; hakaret ve tehdit suçlarından hüküm kurularak TCK’nın 43/2. maddesi gereğince temel cezada artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mağdur sayınca hükümler kurularak ayrıca her bir suç yönünden TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b- Kabule göre de;
Sanığın işlediği siahla kasten yaralama suçunun mağdurunun Dilek Dinçer olması nedeniyle mağdur Fatma Ulkatan’a yönelik hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle uzlaşma hükümlerinden faydalanabileceği değerlendirilerek,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.