YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/32752
KARAR NO : 2018/22043
KARAR TARİHİ : 18.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında müşteki …’e karşı tehdit suçundan verilen beraat kararının temyiz edilmediği belirlenerek, müşteki Muazzez Erken’e karşı tehdit suçundan verilen düşme kararıyla sınırlı olarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda 04/07/2012 tarihli ifadesinde ” ya köye gelirsin ya da kendimi de seni de vururum” dediğini ikrar etmesi, müşteki Muazzez’in de aşamalarda sanığın tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında, eylemin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden ve sanığın ikrarına itibar etmeme nedeni açıklanmadan, sadece sanığın 04/07/2012 tarihli tutanakta belirtilen ” şikayetini geri alsan da ben sana yapacağımı yaparım” diyerek tehdit etmesi eyleminin 106/1-2. cümle kapsamında kaldığından bahisle şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
2- Eylemin TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında kaldığının kabulü ile mahkumiyet kararı verilmesi halinde ise, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.