Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/34095 E. 2014/35020 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/34095
KARAR NO : 2014/35020
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

Tebliğname No : 3 – 2012/260268
MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2012
NUMARASI : 2011/197 (E) ve 2012/622 (K)
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, olay günü, eşiyle tartışıp dükkana giren eşinin arkasından havaya doğru birkaç el ateş etmesi, akabinde bu olay nedeniyle aynı gün yanına gelen kayınpederi olan mağdur H.. Ç..’nin huzurunda da yine sokakta silahla havaya ateş etmesi biçimindeki eylemlerinin, hem genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması hem de silahla tehdit suçlarını oluşturması karşısında, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi yerine, eylemler zincirleme olarak genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu olarak nitelendirilip hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2-Her ne kadar Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.05.2012 tarihli yazısında, tekerrüre esas alınan 1999/805 esas 2000/616 karar sayılı ilamdaki mahkumiyetle ilgili olarak sanığın şartla tahliye tarihinin 04/10/2007, bihakkın tahliye tarihinin ise 04/04/2010 olduğu belirtilmiş ise de, sanığın dosyada bulunan adli sicil kaydının incelenmesinde, hükümden sonra mahkemece uyarlama yargılaması yapılarak 5237 sayılı TCK’nın 1421-b, 143 ve 62. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasının 27/06/2005 tarihinde infaz edildiğinin anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan hükmün infaz ve kesinleşme tarihleri tereddüte yer bırakmayacak şekilde araştırıldıktan sonra tekerrüre esas hükümlülüğün belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık H.. Ç..’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.