YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/36539
KARAR NO : 2018/20986
KARAR TARİHİ : 04.12.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK : Onama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın 21.04.2014 tarihinde yeniden vermiş olduğu temyiz dilekçesinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın temyizi kabul edilerek ve bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin temyiz istemine dair ek kararın sanığın bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine MERNİS şerhi düşülerek çıkarılan ve 21/2’ye göre yapıldığı belirtilen, tebliğ usulüne uygun olmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine dair ek karara yapılan ve asıl karara ilişkin gerekçeli kararın sanığın eşine tebliğ edildiği ancak sanığın eşinin dosyada mağdur sıfatını haiz bulunduğu ve aralarında menfaat çatışması olduğu, bu nedenle tebligatın geçersiz olduğundan temyiz başvurularının süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz isteminin süreden reddine dair 27/02/2014 tarihli ek karar kaldırılarak ve mahkemenin tekerrür uygulamasına esas gösterdiği ilamın TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteli olan elektrik hırsızlığı suçu olduğu tespit edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
./..
.2.
1) Sanığın davranışının ve kastının bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sadece yaralama suçuna yönelik olduğu, ayrıca tehdit suçunun oluşmadığı gözetilmeden tehdit suçundan da hüküm tesis edilmesi,
2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ve elektrik hırsızlığı suçundan verilmiş mahkumiyetinin, hükümden önce 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 82. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılıp, sanığa atılı suçun 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinde yeniden düzenlendiği ve 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan mahkumiyeti bulunan kişinin 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde katılan kurumun zararını tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan mahkumiyet ile ilgili 6352 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme nedeniyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen hükmün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık … Kış’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HE