Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/36675 E. 2015/1402 K. 19.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/36675
KARAR NO : 2015/1402
KARAR TARİHİ : 19.01.2015

Tebliğname No : 4 – 2014/281048
MAHKEMESİ : Bursa(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/06/2011
NUMARASI : 2009/1266 (E) ve 2011/1324 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Bir kimseye telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması eyleminin ısrarla yapılması halinde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşacak olması ve sanığın alacaklı olduğu katılanı olay günü icra takibi için gerekli olan adresini öğrenmek için takip ettiğini savunması karşısında, somut olayda, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun “ısrar” öğesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2-Kabule göre de,
a-Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde, temyize konu eylemin de konu edildiği İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/153 esas sayılı dosyasında sanığın yargılanmakta olduğunu ileri sürmesi karşısında, mükerrer cezalandırmaya neden olunmaması amacıyla bu hususun araştırılması zorunluluğu,
b-Sanığın sabıkasında görünen 3167 sayılı Çek Kanununa aykırı davranma suçundan verilen geçmiş hükümlülüklerine konu eylemlerin, 5941 ve 6273 sayılı Kanunlar ile suç olmaktan çıkarılması, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut maddi bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması, yargılama sürecindeki davranışları olumlu görülerek takdiri indirim uygulanması, kişiliği olumlu görülerek hükmolunan hapis cezasının alt sınırdan adli para cezasına çevrilmesi karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sabıkalı olduğu” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan vekalet ücretinin katılan yerine iflas masasına verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık Y.. B.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.