Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/6591 E. 2014/35523 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6591
KARAR NO : 2014/35523
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

Tebliğname No : 4 – 2012/217623
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) Anadolu 22. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2012
NUMARASI : 2011/1098 (E) ve 2012/1334 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nisbi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2010/409 Esas sayılı menfi tespit davasının yargılamasının yapıldığı duruşma esnasında sanığın müşteki mahkeme hakimine hitaben söylediği ” bu ne biçim dava, böyle şey mi olur davalı Ümraniye’de değil, taşınmazlar Ümraniye’de değil, bu dava burada nasıl görülür, anlamadım hakim bey, herhalde senin işin az , sen karşı tarafın avukatının arkadaşısın onun için bu davayı görüyorsun taraf tutuyorsun, böyle dava olmaz, böyle adalet olmaz ” şeklindeki kaba sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri ve rahatsız edici nitelikte olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de; tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK’nın 58/3. maddesi uyarınca hapis cezası tercih edildikten sonra, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık M.. A..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.