Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/6598 E. 2014/32519 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6598
KARAR NO : 2014/32519
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

Tebliğname No : 4 – 2012/265098
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/07/2012
NUMARASI : 2010/496 (E) ve 2012/2519 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başka nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nisbi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Keşif esnasında mahkemenin hakimi olan mağdurun elindeki yeni tarihli projeyi dosyaya konulmak amacıyla istemesi üzerine, projeyi vermekten kaçınan sanığın, mağdura söylediği ”Hakimsen hakimsin” şeklindeki kaba sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici nitelikte olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması sırasındaki hesap hatası sonucu adli para cezasının fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık F.. K.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.