Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/10823 E. 2019/11820 K. 26.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10823
KARAR NO : 2019/11820
KARAR TARİHİ : 26.06.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … müdafii ve sanık …’ın hükümleri yalnızca sanık müdafii ve sanık sıfatlarıyla temyiz ettikleri belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık …’a yükletilen tehdit ve silahla kasten yaralama eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen tehdit ve silahla kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Diğer hükümlerin temyizine gelince;
1-Sanık …’a yükletilen hakaret eyleminden kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, katılan … ile arasında önceye dayalı husumet bulunması ve sanığın hakaret suçunu işlediğine dair tanık beyanı da bulunmaması karşısında, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanık …’a yükletilen tehdit ve hakaret eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümler yönünden;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Kabule göre de;
Sanık …’ın, katılan …’ın evinin önünde söylediği iddia ve kabul edilen “….’in a… koyacağım, onun avradını sinkaf edeceğim,….’i öldüreceğim, vuracağım” şeklindeki sözlerinin, katılan …’a yönelik olduğu ve bir bütün halinde değerlendirildiğinde yalnızca iletme kastıyla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, bu sözlerin ayrıca her iki mağdura yönelik hakaret suçunu da oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında hakaret suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.