Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/1552 E. 2015/31620 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1552
KARAR NO : 2015/31620
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

Tebliğname No : KYB – 2014/417316

Kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık Y.. Ç..’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 106/2-a, 125/1, 43 ve 62/2 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis (2 kez), 2 yıl 2 ay 20 gün hapis, 2 ay 15 gün hapis cezalarıyla cezalandırılmasına dair, Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2014 tarihli ve 2012/5 esas, 2014/45 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/12/2014 gün ve 417316 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “1) Kovuşturma aşamasında hâlen 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince zorunlu müdafii tayin edilmesi ve müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
2) Kayden 22/08/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/05/2011 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
3) 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, 18 yaşını ikmal etmeyen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde,
4) Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “… fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemiş bulunulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:

Kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından sanık Y.. Ç.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2014 tarihli kararıyla, her bir suç için ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen ve tebliğ edilen kararın bu sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında yargılama yapılırken ve hüküm kurulurken yaş küçüklüğünün gözetilmediği gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında yargılama yapılırken, zorunlu müdafii atanmaması ve hüküm kurulurken yaş küçüklüğü gözetilmeyerek, TCK’nın 31/3 ve 50/3. maddelerinin uygulanmaması, ayrıca koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair hukuka aykırılıklara ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:

Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 3. fıkrasında ise, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeye göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemek koşuluyla suç tarihinde 18 yaşından küçük veya 65 yaşından büyük olan sanıklar hakkında hükmolunan 1 yıl ve daha az hapis cezalarının, TCK’nın 50/1. maddesinde sayılan adli para cezası veya tedbirlere çevrilme zorunluluğu bulunmaktadır.
Sanık Yunis Çiftci’nin adli sicil kaydı incelendiğinde, Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2008 tarih ve 2007/115 esas, 2008/51 karar sayılı ilamıyla, silahla tehdit suçundan yaş küçüklüğü nedeniyle seçenek yaptırıma dönüştürülmesi zorunlu olmasına karşın 10 ay hapis cezası verildiği ve cezanın ertelendiği, kararın 21.07.2008 tarihinde kesinleştiği, bu ilamın koşulları oluşmamasına karşın mahkemece tekerrüre esas alındığı ayrıca TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına engel oluşturduğu görülmektedir.
Ancak sanık Y.. Ç..’nin, adli sicil kaydında yer alan ilamdaki suç tarihinde 15 yaşından küçük olması ve daha önce hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmaması karşısında, hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/1. maddesinde sayılan adli para cezası veya tedbirlere çevrilme zorunluluğu bulunmaktadır.
Adli sicil kaydında yer alan bu ilamdaki hukuki hata giderilmeden, Kanun yararına bozma istemine konu edilen ilamdaki bireyselleştirme kurumları uygulanamayacağından, istemin bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1) Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, tekerrüre esas alınan ilamdaki açıklanan hukuki yanılgının giderilebilmesi bakımından kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 18.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.