Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/1855 E. 2019/11534 K. 24.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1855
KARAR NO : 2019/11534
KARAR TARİHİ : 24.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, birden fazla kişi ile birlikte tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar hakkında iddianamede mağdur …’e yönelik tehdit suçundan da dava açıldığı halde, bu suç yönünden hüküm kurulmamışsa da, zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulabileceği kabul edilmekle dosya görüşüldü:
A)Sanıklar hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Kasten yaralama ve hakaret eylemlerinden verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar … ve …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B)Sanıklar hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Olay günü katılan …’ın, avlanmak için sanıklar … ve … ile hükmü temyiz etmeyen sanık …’in yaşadığı köyün yaklaşık 2 km dışındaki tepelik bölgeye geldiği, av tüfeği sesinin duyulması üzerine sanıkların katılanın yanına gittikleri, avlanma konusunda yaşanan tartışma sırasında sanıkların katılanı öldürmekle tehdit ettikleri ve katılanın tüfeğini elinden aldıkları, bunun üzerine katılanın telefon ederek arkadaşları mağdurlar … ve …’ü çağırdığı, katılan ve müştekiler ile sanıklar arasında köy içinde yaşanan tartışma sırasında sanıkların katılan ve müştekileri ölümle tehdit ettiklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında; sanıkların tehdit eylemlerini aynı olay bütünlüğü, aynı kast ve kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirmeleri nedeniyle, sanıklar hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanma ihtimalinin tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
2)Kabule göre de;
a) Sanık …’ın 12/04/2012 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunması karşısında; TCK’nın 51. maddesinde yer alan erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi suretiyle, CMK’nın 230/1-c maddesine aykırı davranılması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının ve TCK 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, bozma kararının 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince hükmü temyiz etmeyen sanık …’e sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.