YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20166
KARAR NO : 2015/36590
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2014/128969
MAHKEMESİ : Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2009
NUMARASI : 2008/383 (E) ve 2009/377 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükümlerin aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümlerdeki hapis cezaları ertelenmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ve koşulları oluşmadığından hukuken mümkün olmamakla birlikte sanık lehine ertelenmesi karşısında, sanığın ikinci kez TCK’nın 53/4. maddesindeki kısa süreli hapsin ertelenmesi halinde hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğine ilişkin kuraldan yararlanamayacağı,
Eleştiri dışında ceezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık C.. C.. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, eleştiri konusu husus dikkate alındığında, sanık hakkında yeniden lehine uygulamaya gidilmesinin usul ve kanuna uymayacağı düşüncesiyle, tebliğnamedeki düzeltilerek onama görüşüne itibar edilmeyeceğinden, hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA, 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.