YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21426
KARAR NO : 2015/37731
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
Tehdit ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık V.. D.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2012 gün ve 2012/297 esas, 2012/576 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 15.05.2014 gün ve 2014/17580 esas, 2014/17158 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık V.. D..’in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2015 gün ve 2015/237622 sayılı yazısı ile;
“Sanık V.. D.. hakkında Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2012 tarih ve 2012/369 nolu iddianamesi ile silahla tehdit ve 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet ve kasten yaralama suçlarından açılan kamu davası üzerine Giresun 1. Asliye Ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında tehdit suçundan 1 yıl 6 ay, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 900 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararı sanığın yokluğunda verilmiş ve gerekçeli karar aynı evde oturduğu belirtilen N. D.’e 03/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, sanık tarafından 11/12/2012 tarihinde temyiz talebinde bulunulmuş, Başsavcılığımızca hazırlanan tebliğnamede temyiz süresi geçtiği için sanığın temyiz talebinin reddedilmesi talep edilmiş, Dairenizin 15/05/2014 gün ve 2014/17580-17158 sayılı kararı ile sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir.
Sanığın 25/02/2015 tarihli dilekçe ile tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürmesi üzerine sanığın nüfus kaydında resmen evli görüldüğü Z. D.’in tebligatı alan kişi olup olmadığı, tebligat belgesindeki imzanın Z.’ya ait olup olmadığı hususunda yapılan araştırma sonucunda;
04/06/2015 tarihli Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün imza incelemesine ilişkin uzmanlık raporunda, tebligat belgesindeki imzanın Z. D. eli ürünü olmasının muhtemel olarak değerlendirildiği belirtilmiş, Kolluk tarafından yapılan araştırmada Z.’nın çevresinde N. olarak tanınmadığı tespit edilmiş ve Z. D. alınan ifadesinde, kendisinin tebligatı almadığını ve çevresinde de N. olarak tanınmadığını belirtmiştir.
Sonuç ve istem: Yapılan araştırma sonucunda sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmiş olmakla, Dairenizin 15/05/2014 gün ve 2014/17580-17158 sayılı kararının kaldırılarak, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin ONANMASI talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık V.. D.. hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteğinin süre yönünden reddine dair, Dairemizin 15.05.2014 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, sanığın temyiz istemi süresinde kabul edilerek 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 15/05/2014 tarih ve 2014/17580 esas, 2014/17158 Karar sayılı RET KARARININ KALDIRILMASINA,
Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2012 gün ve 2012/297 esas, 2012/576 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık V.. D..’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.