Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/22852 E. 2019/11800 K. 26.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22852
KARAR NO : 2019/11800
KARAR TARİHİ : 26.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, temyiz isteğinin reddi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık …’un silahla tehdit eylemi ile TCK’nın 106/1-1. maddesi kapsamında bulunan tendit eylemini değişik zamanlarda işlemesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinden faydalanabileceği değerlendirilerek dosya görüşüldü:
1-Sanık … hakkında hakaret ve yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan … vekilinin temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık … hakkında hakaret ve yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların niteliği ve niceliğine göre verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olması nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin karar yasaya uygun bulunduğundan, bu karara karşı yapılan başvurunun 1412 sayılı CMUK’nın 315/2. maddesi gereğince REDDİNE, yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Kabule göre de; Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında diğer koşullar değerlendirilmeden, “sabıka kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmaına ilişkin karar bulunduğu ve yeniden suç işlemeye devam ettiği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geribırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükümlerin ertelenmesine karar verilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.