Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/2426 E. 2019/8100 K. 06.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2426
KARAR NO : 2019/8100
KARAR TARİHİ : 06.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan … ve sanık … müdafiinin, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Sanık … hakkında tehdit ve katılan sanık … hakkındaki kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’un, kendisine isnat edilen tehdit suçunu aşamalarda ısrarla kabul etmemesi ve tanık …’un da tehdit eylemini duymadığını belirtmesi, diğer tanıklar … ve … kolluk ifadelerinde tehdit eyleminden bahsetmemelerine rağmen, mahkemede sanığın iddianameye konu sözler ile tehditt ettiği şeklindeki beyanları, katılan …’ın da soruşturma ve kovuşturma evrelerinde sanığın sadece kendisini tehdit ettiğine ilişkin anlatımları ile mağdur …’un kolluk ifadesinde, iddianamede tartışma sırasında söylendiği iddia edilen ”ben bu evi yakarım, hepinizi öldürürüm, size o parayı yedirtmem” şeklindeki tehdit sözlerini sanığın kendisini daha önce telefon ile aradığında söylediğini, duruşmada ise yaşanan tartışmada kendisine yönelik tehdit olabilecek herhangi bir söz olmadığı şeklindeki anlatımları karşısında, mağdur, sanık, tanıklar ve katılan sanık anlatımlarının yöntemince irdelenmesi, çelişkilerin giderilmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında zincirleme tehdit eyleminden mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan katılan sanık … hakkında, dosyaya yansıtılmayan ”duruşmalarda gözlenen kişillik özellikleri itibariyle yeniden suç işlemeyeceği” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
a-Sanık …’un katılan sanık … ile mağdur …’a yönelik tehdit suçu açısından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Sanığın, eski eşi mağdur … ve eski kayınpederi katılan sanık …’ın birlikte oturdukları eve konuşmak için gittiği ve aralarında ailevi nedenlerden dolayı tartışma çıktığının kabul edilmesi karşısında, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yönelik ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık (sanık … hakkında, sadece yasal şartlar oluşmadığı şeklindeki yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 29. maddesinin uygulanmaması) ve katılan sanık hakkında TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan sanık …’un ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.