YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3149
KARAR NO : 2019/10039
KARAR TARİHİ : 28.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın mağdur …’a yönelik tehdit eylemini mağdurlar … ve ….’e yönelik gerçekleştirmiş olduğu silahtan sayılan sopa ile kasten yaralama eylemleri ile birlikte aynı zaman ve aynı mekanda gerçekleştirdiğinden mağdur …’a yönelik tehdit eylemi ile ilgili olarak da uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Sanık hakkında mağdur … ve mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen kasten yaralama suçlarından dolayı kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafiinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık hakkında mağdur …’e yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılmadığı,
Sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde infaz evresinde re’sen uygulanması mümkün görüldüğünden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C-Sanık hakkında mağdur …’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.
Ancak;
1-Sanığın aşamalarda tehdit suçlamasını kabul etmemesi, mağdur …’ın sanığın kendisine birden çok kez tehditte bulunduğuna ilişkin beyanda bulunması ve bu beyanlar doğrultusunda sanık hakkında zincirleme tehdit suçundan dava açılması karşısında, mağdur …’ın birden fazla kez tehdit edildiğine ilişkin beyanında belirtmiş olduğu tanıklar dinlenilmeden, mağdurun bu iddiaları ile ilgili olarak araştırma ve değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de;
a)Sanık hakkında mağdur …’a yönelik tehdit eylemi ile ilgili olarak hüküm kurulurken hüküm fıkrasının C-2 bölümünde “sanığın üzerine atılı tehdit suçunu aynı suç işleme icrası kapsamında değişik zamanlarda işlediği sabit olduğu” gerekçesiyle TCK’nın 43/2 maddesi uyarınca 1/4 arttırım uygulanmasına karşın, hüküm fıkrasının C-4 bölümünde “şartlar oluşmadığından TCK 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” karar verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
b)Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.