Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/575 E. 2019/8352 K. 08.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/575
KARAR NO : 2019/8352
KARAR TARİHİ : 08.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, tehdit, mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık …’ya yükletilen kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme ile sanık …’e yükletilen silahla tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklara yükletilen kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve silahla tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanıklar … ve …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık …’ya yükletilen tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık …’ya isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanık …’nın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Kabule göre de;
Sanık … ve tanık …’in ifadelerinde, sanık …’in geç saatte telefonla aradığını ve bunun üzerine tartışma çıktığını beyan etmeleri, ayrıca sanık …’nın olaydan hemen sonra alınan adli muayene raporunda “alkolsüz” olduğunun belirtilmesi karşısında, “olay günü sanıklar arasında, haklarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir herhangi bir hareket ve davranış bulunmaksızın, sırf sarhoşluklarının tesiri ile meydana gelen tartışma ve kavga ortamında birbirlerini tehdit ettikleri” şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.