Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/622 E. 2019/9949 K. 28.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/622
KARAR NO : 2019/9949
KARAR TARİHİ : 28.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, suç üstlenme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında suç üstlenme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 270/1. maddesinde tanımlanan suç üstlenme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının son kesme nedeni olan mahkumiyet kararının verildiği 24/09/2013 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Diğer hükümlerin temyizine gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanun’a aykırılık eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemişse de, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu,
Anlaşıldığından sanık …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
a-Sanık …’nın suçlamayı kabul etmemesi, kavganın akabinde sanıkların yakalanması üzerine yapılan aramada olay sırasında kullanılan diğer suç aletlerinin ele geçmiş olmasına rağmen, sanığın kullandığı iddia edilen tabancanın ele geçmemiş olması, müştekinin ve tanık …’nın, olayın gelişimine ilişkin aşamalarda değişen anlatımlarda bulunmaları, tarafsız tanık beyanının da olmaması gözönüne alındığında, tüm bu hususlar ve anlatımlardaki çelişkiler tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
b-Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.