YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6962
KARAR NO : 2019/10053
KARAR TARİHİ : 28.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin TCK’nın 50/1-a yerine 52/2. maddesi olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Seçimlik ceza öngören hakaret suçu ile ilgili olarak hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı davranılmış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık hakkında Antalya 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/306 Esas 2013/56 karar sayılı kararı ile silahla tehdit ve hakaret suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sonrası Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz üzerine Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesince 2013/302 D.İş sayılı 08/03/2013 tarihli kararı ile sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle şartları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmişse de, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel oluşturduğu belirtilen sabıkanın Ankara 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/524 Esas, 2005/932 karar sayılı 24/11/2005 tarihinde verilen ve 03/01/2006 tarihinde kesinleşen 6136 sayılı kanun 13/1 maddesi uyarınca neticeten 3300 TL adli para cezası olarak hükmedilip 647 sayılı Kanunun 6.maddesi uyarınca ertelenen ilama ait olduğu, bu ilamın kesinleştiği tarihten suç tarihi olan 10/07/2011 tarihi kadar 5 yıldan fazla süre geçtiği ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2 maddesine göre geçen 5 yıllık sürede ikinci bir suç işlenmediğinden tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı dolayısıyla sanığın sabıkasız sayılmasının gerekeceği, bu durumda CMK’nın 231. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarıyla kişiliği değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre de;
a-Silahla tehdit suçu açısından, hüküm kurulurken TCK’nın 106/2-a maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan belirlendiği halde, aynı Kanunun 51/3. maddesi gereğince erteleme nedeniyle denetim süresinin gerekçe gösterilmeden sonuç cezanın üzerinde belirlenmesi,
b-Her iki suç açısından ortak olarak, Anayasa Mahkemesi’nin hüküm tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.