Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/9125 E. 2019/11099 K. 18.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9125
KARAR NO : 2019/11099
KARAR TARİHİ : 18.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle,başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde,
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’in eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/2-c, 125/1-4, 31/2 maddeleri kapsamındaki tehdit ve hakaret suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık dava zamanaşımının, son kesme nedeni olan sorgunun yapıldığı 05.03.2013 gününden inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer ve Üst Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar …, … ve … hakkında tehdit ve hakaret suçları, sanık … hakkında ise hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanıkların suçlamaları kabul etmedikleri olayda, tartışmanın sulh hukuk mahkemesinin gerçekleştirdiği keşif esnasında meydana geldiğinin ve jandarmaya bildirildiğinin belirtilmesi karşısında, keşif tutanağı istenilip incelenerek ayrıca başka bir tutanak tutulup tutulmadığı da araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Sanık …’in, müşteki …’e hakaret ettiği iddiası ile kamu davası açılıp, sanığın kovuşturma aşamasındaki beyanında, “…ben de olay esnasında …’e hakaret ettim, ancak hakaretlerimiz karşılıklıdır.” şeklindeki anlatımı karşısında, zapta sehven sanığın kendi isminin yazılmış olması da göz önüne alınarak, bu husus netleştirildikten sonra, beyanlar değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi,
Kanuna aykırı, o yer ve Üst Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.