YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9568
KARAR NO : 2015/29149
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
Tehdit suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/l-2.cümle, 43, 62 ve 52. maddeleri gereğince 660 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/4. maddesi uyarınca cezasının 2 eşit taksitle tahsiline dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli ve 2014/102 esas, 2014/209 sayılı kararının, …Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2015 gün ve 110258 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesinde yer alan “Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz” şeklindeki amir hüküm karşısında, sanık aleyhine olacak şekilde para cezasının birbirini takip eden aylarda 2 eşit taksitle tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık …… hakkında yapılan yargılama sonucunda,… Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2014 tarihli kararıyla, 660 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen ve hüküm tarihi itibariyle kesin nitelikte olan bu cezanın infazı aşamasında, taksit miktarına yönelik olarak kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Adli para cezasının taksitler halinde tahsiline karar verilmesine karşın, taksit miktarının TCK’nın 52/4. maddesindeki amir hüküm uyarınca, dörtten az olamayacağının gözetilmemesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Buna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararının icrası çerçevesinde bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi veya birden fazla kişiye karşı aynı suçun tek bir fiille işlenmesi gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan TCK’nın 106/1-2. cümlesiyle ceza verilmiş ve tehdit suçunun aynı mağdura karşı birden fazla kez işlendiği kabul edilerek, TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmıştır.
Ancak, müşteki ..’in soruşturma safhasında alınan ifadesinde zapta geçirilen mesajlar incelendiğinde, tehdit içeren mesajın 06.05.2014 tarihinde saat 17:26’da gönderilen “senin ocak ruhsatını kapatmaktan beter edeceğim” şeklindeki ifade olduğu, diğer mesajların ise hakaret suçuna ilişkin olduğu ayrıca iddianamede tehdit suçu yönünden TCK’nın 43. maddesinin talep edilmediği gözetilmeksizin, TCK’nın 43/1. maddesi uygulanarak fazla ceza verildiği görülmektedir.
Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. Y.C.G.K.’nun 17.7.2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27.3.2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen “Kanun yararına bozma” kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın… Bakanlığına GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.