Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/14412 E. 2020/11220 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14412
KARAR NO : 2020/11220
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık eyleminden hükmolunan mahkumiyet kararının katılanlar vekili tarafından temyizinde;
Suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece başka suç nedeniyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, müştekilere bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurma hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılanlar … ve … vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet kararının sanık … ve katılanlar vekili tarafından, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçun kurulan mahkumiyet hükmünün ise sanık … tarafından temyizi ile sanık … hakkında mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan beraat kararlarının katılanlar vekili tarafından temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Olay sırasında sanıkları gören tek kişinin katılan … olması, sanık …’nun atılı suçu kabul etmemesi, tanıklar … ve …’ün sanık …’in olay sırasında kendileri ile birlikte olduğuna dair ifadeleri karşısında; olay yerinde keşif yapılarak katılanın sanıkları teşhis etmesinin mümkün olup olmadığı belirlendikten ve sanık …’ın soruşturma aşamasına alınan 22.09.2011 tarihli ifadesinde polislerin evine saat 03.30 sıralarında geldiği, bundan 45 dakika öncesinde sanık … ile birlikte olduğuna dair savunması ile sanık …, tanıklar … ve …’ün anlatımları arasındaki çelişkiler giderildikten sonra sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; sanık …’in katılanların evine tabanca ile ateş ederek eve zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eylemin silahla tehdit, mala zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarını oluşturduğu, ancak TCK’nın 44.maddesi gereğince en ağır cezayı içeren TCK’nın 106/2-a maddesindeki silahla tehdit ve aynı Kanunun 106/3 maddesi gereğince mala zarar verme suçlarını oluşturduğu halde, TCK’nın 44.maddesi yalnızca mala zarar verme suçundan hüküm kurulması,
3- Eylemin tabanca ile işlendiği kabul edildiği halde uygulama koşulları olmayan TCK’nın 152/2-a maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı ve sanık … ile katılanlar … ve … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.