YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19075
KARAR NO : 2017/24759
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜMLER : Davanın reddi, mahkumiyet
Bozmaya uyularak yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında katılan …’a yönelik tehdit eyleminden kurulan davanın reddine ilişkin hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.11.2009 tarihli iddianamesi ile katılan …’u tehdit ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı, işbu davaya ilişkin tanık …’in 19.10.2012 tarihli Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki ifadesinde, “… isimli şahıs 2005 ve 2006 tarihlerinde bir kaç kez gelerek …’a fabrikayı devraldığını beyan edip bunun karşılığında 750.000,00 TL para vermesini aksi takdirde bacağını kıracağını söyledi. Yine o tarihlerde bir seferinde geldiğinde 20.000,00 TL para vermesi gerektiğini söyledi.” şeklinde beyanda bulunduğu; yine katılan …’un 11.03.2016 tarihli Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “…’in 2005 ve 2006 tarihlerinde bir kaç kez gelerek fabrikayı devraldığını beyan edip bunun karşılığında 750,000 TL para vermemi, aksi takdirde bacağımı kıracağını söyledi. Benzer şekilde başka tehditleri de oldu.” şeklinde beyanda bulunduğu, buna karşın Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.03.2010 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında tanık …’in suça konu eylemin tarihini 17.03.2009 olarak belirttiği, yine …’un da benzer ifadesinde eylemi 17.03.2009 salı günü olarak açıkladığı görülmekle, tanık … ile katılan …’un ifadelerine yeniden başvurularak, aynı mağdura yönelik, aynı tarihte aynı sanık tarafından işlenen suç olup olmadığı konusu açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik tehdit eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.