YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/456
KARAR NO : 2016/5049
KARAR TARİHİ : 16.03.2016
##########
MAHKEMESİ :##########Asliye Ceza Mahkemesi
##########
##########
##########
SUÇ : Tehdit
##########
HÜKÜM : Mahkumiyet
##########
##########
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Dairemizin, 03/02/1015 tarihli ve 2014/31306 Esas, 2015/2568 sayılı kararı ile bozulan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı halde, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık …’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hükmün 2 nolu fıkrasının sonuna, “bozma öncesi hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek, infaz edilecek sonuç cezanın 3000 TL adli para cezası olarak belirlenmesine” ibaresi eklenmek ve sonraki fıkraların, daha önceki hükümde yer alan ve sanık için kazanılmış hak oluşturan, “Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasına seçenek adli para cezasının, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi hali göz önünde bulundurarak, hükmün kesinleşmesini takip eden ay başından başlamak üzere, “bir yıl içinde üçer aylık dört eşit taksit halinde tahsiline”, “Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarın tamamının sanıktan tahsil edileceğinin ihtarına.” biçiminde teselsül ettirilmek ayrıca adli para cezalarına uygulanma imkanı bulunmayan TCK’nın 53/1 ve 58. fıkralarının uygulanmasına ilişkin kısımlar hükümden çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 16/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
##########
##########
##########
##########
##########
##########