YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5525
KARAR NO : 2020/8602
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, talimat yazısında sanığın duruşmadan bağışık tutulmayı istediği takdirde sorgusunun yapılmasından sözedilmesi ve talimat mahkemesince talimat evrakının sanığa okunduğu anlaşılmakla dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı ve sanık hakkında 5 yaşındaki üvey … mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan temel ceza belirlenirken uygulanan Kanun maddesinin “86/3-b” yerine “86/3-a” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında mağdurlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama ve katılan …’e karşı tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine gelince;
1-Kasten yaralama suçu yönünden;
Katılan …’ün soruşturma aşamasındaki beyanında sanığın …’a yönelik yaralama eyleminde bulunduğundan bahsetmemesi, mahkemedeki beyanında da mağdurun şiddete maruz kalmadığını beyan etmesi ve dosya içerisinde mağdura yönelik adli raporun da bulunmaması karşısında; delillerin takdirinde hataya düşülerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Tehdit suçu yönünden;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (3) numaralı bozma sebebi yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.