Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/8007 E. 2020/7962 K. 25.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8007
KARAR NO : 2020/7962
KARAR TARİHİ : 25.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın, mağdur …’a yönelik tehdit suçunu, uzlaşma hükümlerine tabi olmayan kardeşe karşı yaralama suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanığın, mağdur …’a yönelik kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanığın mağdurlar … ve …’a yönelik zincirleme tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;
Sanığın olay günü, kardeşi …’a eliyle vurarak onu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, araya sanığın annesi olan …’ın girmek istemesi üzerine, sanığın her iki mağdura da “sizi öldürürüm” diyerek zincirleme tehdit suçunu işlediği, sonuç olarak mağdur …’a yönelik kardeşe karşı yaralama ve tehdit suçlarını birlikte işlediği ve aynı zaman da mağdur …’ye yönelik tehdit suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; mağdur …’a karşı tehdit eyleminin uzlaşma kapsamında bulunmayan kardeşe karşı yaralama eylemiyle birlikte gerçekleşmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış ise de; 7188 sayılı kanunun 26. maddesi ile CMK’nın 253/3. maddesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi nedeniyle, sanığın mağdur …’ye yönelik TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eyleminin, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olduğundan ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşıldığından, mağdur …’ye yönelik tehdit suçundan uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, mağdur …’a yönelik tehdit suçundan TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.