YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9550
KARAR NO : 2020/8073
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, deliller tartışılarak karar verilmiş olması karşısında, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
A-Sanık … hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmünün temyizinde,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
1)-Kasten yaralamaya teşebbüs suçuna ilişkin olarak;
Mahkemece hükmün gerekçe kısmında sanığın üzerine atılı taksirle yaralamaya teşebbüs suçunun sübut bulduğunun kabul edilmesi karşısında, hüküm kısmında kasten yaralama suçunu düzenleyen TCK’nın 86/2. maddesi uyarınca hüküm kurularak gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
2-Kasten yaralamaya teşebbüs ve hakaret suçlarının her ikisine de ilişkin olarak;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret ve basit yaralama suçlarının ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması, ancak sanığa yükletilen tehdit suçundan beraat hükmü kurulması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret ve basit yaralama suçları yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Kabule göre de;
aa-Sanığın adli sicil kaydındaki ilama konu suçun TCK’nın 141. maddesi uyarınca hükmolunan hırsızlık suçu olması, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmesi karşısında, sanığın tekerrüre esas teşkil edecek olan hükümlülüğüne konu hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
bb-TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler ve anılan Kanun’un 53/1. maddesinde sayılan diğer hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
cc-Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.