YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/19089
KARAR NO : 2017/25791
KARAR TARİHİ : 24.11.2017
Tehdit suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2017 tarihli ve 2016/396 esas, 2017/125 sayılı hükmünün, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19/09/2017 gün ve 94660652-105-42-6588-2017-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2017 gün ve 2017/53829 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 34. maddesi ile değişiklik yapılarak tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, bahse konu değişikliğin karar tarihinden önce yürürlüğe girmiş olması karşısında, Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2017 tarihli ve 2016/396 esas, 2017/125 sayılı hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde, 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 34. maddesi ile değişiklik yapılarak tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, bahse konu değişikliğin karar tarihinden önce yürürlüğe girmiş olması karşısında, mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanık hakkında, suç tarihinden sonra ancak hükümden önce 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 3. alt bendi gereğince sanığa yükletilen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle, uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesine ilişkindir.
III-Hukuksal Değerlendirme:
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine mevcut (2) ve (3) numaralı alt bentlerden sonra gelmek üzere (3), (5) ve (6) numaralı alt bentler eklenmiştir.Bu bentlere göre, tehdit (madde 106, birinci fıkra), hırsızlık(madde 141), dolandırıcılık (madde 157) suçları uzlaşma kapsamına alınmıştır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile “ibaresi madde metninden çıkırılmış, aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz” şeklindeki düzenlemede bir değişiklik yapılmamıştır.
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanığa yükletilen TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanık yararına olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
./..
.3.
İncelenen dosyada;
Sanığın, TCK’nın 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yargılama neticesinde 28.04.2009 tarihinde anılan suçtan dolayı cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde 01.07.2013 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 21.03.2017 tarihinde hükmün açıklanmasına ve TCK’nın 106/1-1. cümlesi, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunduğu, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanığa yükletilen TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığının gözetilmediği ve uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığı, hükmün istinaf talebinde bulunulmaksızın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığa yükletilen TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde uzlaştırma kapsamında alındığı ve bu suç yönünden hüküm açıklanırken uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2017 tarihli ve 2016/396 esas, 2017/125 sayılı kesinleşen hükmünde isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2017 tarihli ve 2016/396 esas, 2017/125 sayılı kesinleşen hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 24/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.