YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/20971
KARAR NO : 2020/21631
KARAR TARİHİ : 24.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kardeşe karşı kasten yaralama, tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık … Dağal hakkında mala zarar verme suçundan 25.11.2010 tarihinde verilen hükmün, temyiz edilmeden 27.12.2010 tarihinde kesinleştiği ancak; açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklandığı kararda, anılan suç hakkında da yeniden karar verilmesi karşısında; mala zarar verme suçundan kurulan 04.06.2015 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, sanık … Dağal ve mağdur …’ün temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Mağdur …’ün, 19.01.2010 tarihli oturumda şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında; katılan sıfatını kazanamadığı, bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından mağdur …’ün, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
C-Sanık hakkında tehdit ve kardeşe karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık …’nin mağdurlara yönelik zincirleme tehdit, mağdur …’a yönelik kardeşe karşı silahla kasten yaralama ve mağdurlara yönelik yakarak mala zarar verme suçlarını aynı zamanda işlediği anlaşılmakla, bu durumun uzlaştırmaya engel teşkil ettiği belirlenerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Denetim süresinde kasıtlı suç işleyen sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda hükmün açıklanacağı ihtarını içeren usülüne uygun davetiyenin tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, adresten ayrılması nedeniyle davetiye tebliğ edilemeden sanığın yokluğunda hükmün açıklanmasına karar verilerek, savunma hakkının kısıtlanması,
2-Yalnızca zincirleme tehdit suçuna yönelik olarak;
Mağdur …’nin aşamalarda, sanığın mağdur …’ı kastederek “sen karışma öldüreceğim bunu” dediğini, ayrıca kendilerini “jandarma gelsin gitsin ondan sonra ben size yapacağımı bilirim” diyerek tehdit ettiğini beyan etmesi ve 19.01.2010 tarihli oturumda şikayetten vazgeçmesi, mağdur …’ın ise mahkemede sanığın kendisini kastederek “sen karışma öldüreceğim bunu” dediğini belirtmesi karşısında; sanığın mağdur …’ye yönelik kabul edilen tehdit sözlerinin TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılıp sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık … Dağal’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.