YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/255
KARAR NO : 2017/27283
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, yaşı küçük …’in babası olan şikayetçi …’in, sanık …’ten şikayetçi olmasına rağmen katılma talebi sorulup bu konuda bir karar verilmemiş ise de, mağdur … müdafiinin temyiz dilekçesinin kapsamı dikkate alınarak suçlardan zarar görmeleri nedeniyle CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca, şikayetçi …’in kendisi ile birlikte oğlu … adına velayeten katılan olarak kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca mağdur … vekilinin hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Sanık …’e yükletilen kasten yaralama suçundan dolayı kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak sanık … müdafiinin, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık …’e yükletilen kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C-Sanık …’e yükletilen tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Katılan …’ün, sanık …’in oğlu olan mağdur …’in eline vurması üzerine, sanık ile katılanın telefonda konuştukları, sanığın, katılanı bu olay nedeniyle tehdit ettiği kabul edildiği halde, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Kabule göre de;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.