Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2017/7092 E. 2020/16702 K. 17.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7092
KARAR NO : 2020/16702
KARAR TARİHİ : 17.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın katılana gönderdiği mesaj içeriğinin tümünün hakaret niteliğinde olduğu gerekçede kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı belirtilerek 223/2,e uyarınca beraat kararı verilerek hüküm ve gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine” şeklindeki cümlenin çıkarılarak yerine “sanığın üzerine atılı tehdit suçunun unsurları oluşmadığından CMK’nın 223/2 (a) maddesi uyarınca beraatine” cümlesinin eklenmesi suretiyle; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığında dair hükmün temyizine gelince;
Sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında, TCK’nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, aynı Kanunun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un, 26.12.2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.