YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2785
KARAR NO : 2021/23727
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi, kararın niteliği, suç tarihi ve sanıkların temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre sanık …’ın temyiz talebinin kendisi hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık …’ un ise sanık sıfatıyla kendisi hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı ile yaralama, tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğuna karar verilerek dosya görüşüldü:
A-Sanık … hakkında yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’un tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı kararı ve sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıkların aşamalarda birbirlerini suçlayıcı beyanlarda bulunması ve sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde TCK’ nın 129. maddesinin uygulanması karşısında; tehdit suçundan kurulan hükümlerde olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine, 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği dikkate alındığında, sanıkların adli sicil kayıtlarında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların tek başına hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına engel olmadığı; bu bakımdan sabıkasız olan sanıklar hakkında, sözü edilen maddedeki objektif ve subjektif koşullar tartışılmadan ve hangi kişilik özellikleri ile davranışlarının olumsuz değerlendirildiği açıklanmadan, “Sanıkların sabıkaları bulunduğu” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Kabule göre ise;
Tehdit suçları bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, sanık … hakkında TCK’nın 125/1. maddesi kapsamında hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’un temyiz nedenleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.