Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/3688 E. 2021/15232 K. 24.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3688
KARAR NO : 2021/15232
KARAR TARİHİ : 24.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/728 esas 2013/132 karar sayılı doyasının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/4219 esas sayılı 18/12/2012 tarihli iddianamesinde belirtilen olayla ilgili olarak hüküm kurulduğu, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/728 esas 2013/132 karar sayılı dosyasındaki Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/4241 esas sayılı 19/12/2012 tarihli iddianamesinde belirtilen müşteki …’e yönelik eylemlere ilişkin olarak hüküm kurulmadığı yine Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/4241 esas sayılı 19/12/2012 tarihli iddianamesinden dolayı sanık …’ın savunmasının alınmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı içerisinde hüküm kurulmasının mümkün olduğu değerlendirilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık … hakkında tehdit ve mala zarar verme suçlarından belirlenen cezadan TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim uygulanırken ilgili fıkranın yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık …’a yükletilen tehdit ve mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a)Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır hapis cezası içeren ilamı yerine daha hafif ceza içeren ilamının tekerrüre esas alınması,
b)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık … ile katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılarak yerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/10/2007 tarih ve 2004/635 E. 2007/613 K. sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK’nın 342/1. maddesi gereğince verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasından dolayı mükerrir olduğu anlaşıldığından, TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine ve TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılmak suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tehdit ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Sanığın suç tarihinde sabıkasız olması ve adli sicil kaydında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararın suç tarihi itibariyle engel oluşturmaması ve sanık hakkında “duruşmada gözlemlenen iyi hali” lehine değerlendirilerek takdiri indirim uygulanması karşısında, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ertelemenin gerekip gerekmediğine ve “suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre” kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, “suçun işleniş şekli, müşteki tarafın halen şikayetçi olduğu” şeklindeki yasal olmayan gerekçelerle 5271 sayılı CMK’nın 231, 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.