Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2018/4880 E. 2021/13349 K. 15.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4880
KARAR NO : 2021/13349
KARAR TARİHİ : 15.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

K A R A R

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, mahkeme kararının gerekçeli olarak verildiği belirlenmekle tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) CMK’nın 253. maddesinin dördüncü fıkrasında, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacının, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunacağı, uzlaştırmacının, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabileceği düzenlenmiş, şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılacağı belirtilmiştir. Eğer uzlaştırmacı taraflara ulaşamamış ise ancak açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunabilecektir. Uzlaştırmacının tarafların bulunduğu yerdeki uzlaştırma bürosuna talimat yazma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Uzlaştırmanın yargı işlemi niteliğinde olduğu nazara alındığında anılan fıkrada sözü edilen açıklamalı tebligat, kazai mercilerce yapılacak tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak olan tebligattır ve normal posta yoluyla bu işlem gerçekleştirilemeyecektir. Açıklamalı tebligat ya da istinabe işlemi ancak uzlaştırmacıya görev veren uzlaştırma bürosu aracılığıyla yerine getirilebilecektir.
Bu açıklamalar karşısında, uzlaşma teklifinin sanık …’a iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderildiği anlaşılmakla, uzlaşma teklifinin sanığa yasaya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafi ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Bozma sonrası 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhat içermeyen tebligat gönderilerek savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
b) 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince iddianamede gösterilen ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Somut olayda, iddianamenin anlatım kısmında sanığın yalnızca olay günü saat 15.05 sıralarında müştekiyi telefonla arayarak yüzüne kezzap atacağından bahisle tehdit etmesi şeklindeki eyleminden ötürü dava açıldığı, kabul edilen diğer aramalardaki tehdit eylemlerinin açıklanmadığı gözetilmeden, “Fail ve Fiilde Bağlılık Kural”na aykırı olarak uygulama yapılmak suretiyle iddianamede açıklanmayan eylemler nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak CMK’nın 225. maddesine aykırı hareket edilmesi,
c) Sanığın tehdit eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında eylemini birden fazla defa gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın; doğrudan TCK’nın 43/1. maddesi uygulanması gerekirken, TCK’nın 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesi gereği artırım yapılması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.