YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/49
KARAR NO : 2021/5391
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakkında mahkumiyet kararı verilen 25/06/2015 tarihli oturumda ayrı yargı çevresindeki cezaevinde başka suçtan tutuklu olduğu anlaşılan ve savunmasının alındığı 24/10/2014 tarihli celsede duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmayan sanığın, son duruşmaya katılması sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Mağdur …’ün soruşturma aşamasında sanığın kendisi ve müşteki …’ı tehdit ettiğine dair beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında ise tehdit olmadığını beyan ettiği, müşteki…’nın ise aşamalarda sanığın kendisine iddianamede yer almayan şekilde telefonla arayarak tehdit ettiğini belirtmesi karşısında, sanığın müştekiler… ve Aslı’ya karşı tehdit suçunu işlediğinin hangi delillere dayanılarak sabit kabul edildiği açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğu,
3- Kabule göre ise;
a- Dosya kapsamındaki olayın devamında sanığın Narlıdere’de mağdur …’ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, hakaret, tehdit ve müşteki…’ya karşı yaralama ve hakaret eylemlerinden … Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında belirtilen eylemleri bakımından kamu davası açılıp açılmadığı araştırılarak, dava açılmış olması durumunda her iki dosyanın birleştirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Hükümlerden sonra 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin, yeni düzenleme karşısında, mağdur …’a yönelik tehdit suçu yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda diğer katılan …’e yönelik tehdit suçu açısından TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
c- Sanığın tüm suçları bakımından ise; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” hükmü getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25.06.2020,2020/16,2020/33; R.G. 19.08.2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkumiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince, 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddesiyle “kovuşturma evresine geçilmiş” dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK’nın 251/1 maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
d- Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.