YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2666
KARAR NO : 2019/10190
KARAR TARİHİ : 29.05.2019
Tehdit suçundan sanık … ‘ın, müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1.cümle ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/181 esas, 2018/96 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20/03/2019 gün ve 94660652-105-27-262-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2019 gün ve 2019/35201 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı bulunan 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilmesinden sonra, yürürlükte bulunan anılan Kanun’un 253/1-a maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğu, müşteki … ve sanığa kovuşturma evresinde usûlüne uygun uzlaşma teklifi yapılıp 26/09/2017 tarihli uzlaştırma raporuna göre edimsiz şekilde uzlaşmanın sağlanmış olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Mahkeme tarafından uzlaştırma” başlıklı 254. maddesinde yer alan; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” şeklindeki düzenlemeler nazarında, mahkemesince müşteki … yönünden uzlaşma sağlanması sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık … ‘ın, müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1.cümle ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/181 esas, 2018/96 sayılı kararının, mahkemesince müşteki … yönünden uzlaşma sağlanması sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanık ve mağdur arasında uzlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve buna bağlı olarak sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Genel Kurulu’nun 29/05/2018 tarihli ve 2017/15-496 esas, 2018/246 sayılı kararında belirtildiği üzere; uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasında, “Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir” hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 253, 254 ve 255. maddelerinde ise, uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması hâlinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un ikinci maddesiyle, 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmış, 45. maddesiyle de aynı maddenin sekizinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, yine 24 ve 25. maddeleri ile CMK’nın 253 ve 254. maddeleri değiştirilmiştir. CMK’nın 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değiştirilen 253. maddesinin üçüncü fıkrası; “(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.” biçimdeyken 09/07/2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun’un sekizinci maddesiyle anılan fıkraya “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” cümlesi eklenmiştir. 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı “Uzlaştırma” olarak değiştirilmiş ve 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamındaki suçların sayıları artırılmış, TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit, aynı Kanun’un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık ve 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçları uzlaştırma kapsamına alınmış, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlara ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecek, bu uygulama sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacak, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Dairemizin 08/03/2018 tarihli ve 2018/1162 esas, 2018/4745 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, yerine getirilen hükümler yönünden uzlaştırma, sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir.
Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
Uzlaştırma, 6763 sayılı Kanun’la değişik CMK’nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254. maddesinde ” (1)Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2)Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” denilmiştir.
İncelenen dosyada;
Sanık … hakkında 11/04/2013 tarihinde … ve …’a yönelik gerçekleştirdiği tehdit eylemleri nedeniyle yapılan yargılama neticesinde Gaziantep (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 31/10/2013 tarihli ve 2015/5625 esas, 2017/6274 sayılı kararıyla sanığın, TCK’nın 106/1-1. cümle ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01/03/2017 tarihli ve 2015/5625 esas, 2017/6274 karar sayılı ilamıyla uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, sanık … ve mağdur …’ın uzlaşmak istedikleri, uzlaştırmacı tarafından düzenlenen 29/06/2017 tarihli uzlaştırma raporunda sanık … ve mağdur …’ın edimsiz uzlaştıklarının belirtildiği, şikayetçi …’ın ise uzlaşmak istemediği, yargılama neticesinde Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/181 esas, 2018/96 sayılı kararıyla mağdur ve şikayetçiye yönelik tehdit eylemleri nedeniyle sanığın, TCK’nın 106/1-1.cümle ve 62. maddeleri gereğince iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, hükümlerin kanun yoluna konu edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanık … ‘a yükletilen TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından dosya uzlaştırmacıya tevdii edilmiş, sanık … ve mağdur … edimsiz uzlaşmış, şikayetçi … ise uzlaşmayı kabul etmemiştir. CMK’nın 254. maddesinin ikinci fıkrasında “Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu açıklamalar karşısında; sanık … ve mağdur …’ın edimsiz uzlaştıkları gözetilerek, sanığın bu mağdura yönelik tehdit eyleminden dolayı cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının, uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, TCK’nın 106/1-1.cümle ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/181 esas, 2018/96 sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1)Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan bozma nedeni yerinde görüldüğünden, mağdur …’a yönelik tehdit suçundan kurulan, Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/181 esas, 2018/96 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Yargılamanın tekrarlanması yasağı ve aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrasına göre, sanık … ‘ın mağdur …’a yönelik tehdit suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm fıkralarının,
“1)Sanık … ile mağdur … arasında uzlaştırmanın gerçekleştiği anlaşıldığından, açılan kamu davasının CMK’nın 254/2 ve 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
2)Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,”
şeklinde DÜZELTİLMESİNE,bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 29/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.