YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2667
KARAR NO : 2019/9616
KARAR TARİHİ : 22.05.2019
Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/11/2018 tarihli ve 2018/20223 soruşturma 2018/11261 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/2824 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29/03/2019 gün ve 94660652-105-35-547-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2019 gün ve 2019/34839 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında;
Somut olayda müştekinin daha önce şüphelinin yanında çalıştığı dönemlerde hakaret içeren sözler söylemesi üzerine işten ayrıldığını, suç tarihinde şüphelinin kullandığı 0 533 812 26 81 numaralı telefonuna kendisinin kullandığı 0537 485 62 38 numaralı telefondan şüphelinin kendisini tanımaması ile ilgili mesaj gönderdiğini bunun üzerine şüphelinin de tehdit içerikli mesaj ile cevap verdiğini ve akabinde kendisini arayarak hakaret içerikli sözler sarf ettiğini, kendisinin konuşma içeriklerini kaydettiğini söylemesine rağmen hakaretlerine devam ettiği iddiası üzerine, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki tarafından ibraz edilen mesaj kayıtları dışında herhangi bir araştırma yapılmaksızın ve müştekinin var olduğunu belirttiği şüpheli ile aralarında geçen ses kayıtlarının temini sağlanarak gerekli inceleme yapılmaksızın, yazılı mesaj içeriklerinin kaba ve nezaketsiz sözlerden ibaret olup hakaret ve tehdit olarak nitelendirilemeyeceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin var olduğunu iddia ettiği ve daha sonra itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği ses kayıtlarının temini ile incelenmesi sonucu karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/11/2018 tarihli ve 2018/20223 soruşturma 2018/11261 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/2824 Değişik İş sayılı kararının, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki tarafından ibraz edilen mesaj kayıtları dışında herhangi bir araştırma yapılmaksızın ve müştekinin var olduğunu belirttiği şüpheli ile aralarında geçen ses kayıtlarının temini sağlanarak gerekli inceleme yapılmaksızın, yazılı mesaj içeriklerinin kaba ve nezaketsiz sözlerden ibaret olup hakaret ve tehdit olarak nitelendirilemeyeceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin var olduğunu iddia ettiği ve daha sonra itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği ses kayıtlarının temini ile incelenmesi sonucu karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/11/2018 tarihli ve 2018/20223 soruşturma 2018/11261 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/2824 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. “2. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
CMK’nın 173. maddesi; ” (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 – 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.” biçimindedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada;
Şikayetçi …’nın 20/11/2018 tarihide kolluğa müracaat ederek şüpheli …’ın kendisine mesaj göndermek suretiyle hakaret ve tehditte bulunduğunu, ayrıca şüpheliyle telefonda konuştukları sırada şüphelinin kendisine hakaret ettiğini, bu konuşmayı kaydettiğini, CD’yi yargılama sırasında sunacağını beyan ederek şikayetçi olduğu, şikayetçinin mesaj çıktılarını ibraz ettiği, şüphelinin kollukta alınan ifadesinde şikayetçinin kendisini tehdit etmesi üzerine ona cevap yazdığını beyan ettiği, soruşturma sonucunda Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca hakaret ve tehdit suçlarından 26/11/2018 tarihli ve 2018/20223 soruşturma 2018/11261 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, anılan kararın şikayetçiye 03/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçinin karara 05/12/2018 tarihinde söz konusu CD’nin kendisinden istenmediğinden ve incelenmediğinden bahisle itiraz ettiği, mercii Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/2824 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla itirazın reddedildiği,
Şikayetçinin şüpheliye “…. beni görünce tanımıyosun gibi yıllarca sana çalışmamış gibi davranırsan sevinirim çünkü şakayı takılmayı geçer bu is buyur sana iyi işler” şeklinde mesaj gönderdiği, şüphelinin de şikayetçiye ” Mustafa şimdi çorba içiyordum içine sinek düştü senin msj geldi tesadüf mü bilinmez ama o sinek gibi günüme düşme düşürürüm seni” şeklinde mesaj gönderdiği,
Şikayetçinin iddiasına konu CD’nin soruşturma aşamasında şikayetçiden temin edilmediği ve incelenmediği,
Anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya dosyada yer alan delillerin itirazla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için yeterli olmadığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. Somut olaya gelince, şikayetçinin iddiasına konu CD’nin soruşturma aşamasında şikayetçiden temin edilmediği ve incelenmediği, ayrıca şüphelinin şikayetçiye gönderdiği mesajda yer alan “…o sinek gibi günüme düşme düşürürüm seni” şeklindeki sözlerin tehdit suçunu oluşturabileceği, bu suretle de tehdit suçu yönünden kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli şüphenin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar karşısında; şikayetçinin iddiasına konu CD temin edilip, içeriğinin tespit edilerek değerlendirilmesi, bu suretle eksik yapılan soruşturmanın neticelendirilmesi ve şüphelinin şikayetçiye gönderdiği mesajda yer alan “…o sinek gibi günüme düşme düşürürüm seni” şeklindeki sözlerin tehdit suçunu oluşturabileceği, bu nedenle de tehdit suçu yönünden kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli şüphenin mevcut olduğu nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kurulan, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik şikayetçi tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/2824 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/2824 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.