YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/267
KARAR NO : 2021/21909
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK’nın 253/4. maddesinde; “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.” hükümleri yer almaktadır.
Kişinin uzlaştırma hususundaki beyanı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup, hak sahibinin açık beyanı ya da açıkça (varlığı halinde) vekaletnamede bu hususta vereceği yetki ile vekili kullanabilecektir. İnceleme konusu somut olayda, uzlaştırma bürosu tarafından sanık müdafisine uzlaşma teklif formu tebliğ edilmiş ise de, soruşturma işlemlerinde sanığı CMK’nın 150. maddesi kapsamında temsil eden, yine duruşmalara sanık müdafisi sıfatıyla katılan müdafisinin vekaletnamesinin bulunmadığı, dolayısıyla sanık adına uzlaştırma işlemlerine katılma yetkisinin olmadığı, bu durumda başka bir suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanık için vasi atama kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunması halinde vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden ve katılanın bilinen son adresine gönderilen uzlaşma teklif formuna ilişkin tebligatın iade gelmesi üzerine, MERNİS adresine usulüne uygun uzlaştırma teklifi gönderilmeden düzenlenen uzlaştırma raporuna dayanılarak mahkumiyet hükümleri kurulması,
2- Kabule göre de;
a-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan, TCK’nın 157. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunun, CMK’nın 253/1. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bunun sonucuna göre, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve seçenek yaptırım içeren hakaret suçunda TCK’nın 58/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.