Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/3194 E. 2019/11773 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3194
KARAR NO : 2019/11773
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

Basit tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle, 62/2 ve 52/2. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ve 2018/571 esas, 2018/827 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01/04/2019 gün ve 94660652-105-06-579-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2019 gün ve 2019/36844 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya aslının diğer suç yönünden istinaf incelemesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olması nedeniyle suret üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
1-) 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.” şeklindeki hüküm dikkate alındığında, sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/356 esas, 2016/538 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 03/06/2016 olduğu, Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli kararına konu suç tarihinin ise 09/08/2016 olması karşısında, sanık hakkında şartları oluştuğu halde tekerrür hükümleri uygulanmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği ve mükerrir olduğu kabul edilebilecek sanığın üzerine atılı tehdit suçu nedeniyle hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde hapis veya adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörülmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58/3. maddesinde yer alan, “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezası hükmolunur.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak adli para cezasına hükmedilmesinde,
isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Basit tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle, 62/2 ve 52/2. maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ve 2018/571 esas, 2018/827 sayılı kararının, sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/356 esas, 2016/538 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 03/06/2016 olduğu, Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli kararına konu suç tarihinin ise 09/08/2016 olması karşısında, sanık hakkında şartları oluştuğu halde tekerrür hükümleri uygulanmadan yazılı şekilde karar verilmesinde ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının gerekmesi ve mükerrir olduğu kabul edilebilecek sanığın üzerine atılı tehdit suçu nedeniyle hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesinde hapis veya adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörülmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58/3. maddesinde yer alan, “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezası hükmolunur.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanık … hakkında kurulan hükümde, TCK’nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın “Suçta Tekerrür ve Özel Tehlikeli Suçlular” başlıklı 58. maddesinde;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.” hükmüne yer verilmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun’un “Mükerrirlere ve Bazı Suç Faillerine Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri ” başlıklı 108. maddesinin 2. fıkrasında tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı düzenlenmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/06/2013 tarihli ve 2013/8-129 esas, 2013/308 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, tekerrür, 765 sayılı TCK’da cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı halde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır. 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin sonucu olarak; mükerrir sanık hakkında, sonraki suç nedeniyle kanun maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunması, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerekmektedir.
TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi; “Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindedir.
İncelenen dosyada;
Sanık … hakkında 09/08/2016 tarihli hakaret ve basit tehdit eylemleri nedeniyle 125/1, 125/3.a, 125/4, 43/2, Türk Ceza Kanunu 106/1-2. cümle, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı, yargılama neticesinde Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ve 2018/571 esas, 2018/827 sayılı kararıyla sanığın, TCK’nın 125/3-a, 125/4, 43/2, 62, 52/2, 106/1- 2. cümle, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca sırasıyla 8.840,00 Türk lirası ve 500,00 Türk lirası adli para cezalarıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ve adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verildiği, hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden o yer Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinaf kanun yoluna başvurduğu, basit tehdit suçundan tayin olunan cezanın türü ve miktarı itibariyle hükmün kesin nitelikte olduğu,
Sanığın adli sicil kaydında, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2016 tarihli ve 2015/356 esas, 2016/538 sayılı kararıyla TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince tayin olunan ve ertelenmesine karar verilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının yer aldığı, anılan hükümlülüğün kesinleşme tarihinin 03/06/2016 olduğu,
Anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık …’e yükletilen basit tehdit suçunun 09/08/2016 tarihinde işlenmesi, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve TCK’nın 142/1-b maddesi gereğince belirlenip ertelenmesine karar verilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının 03/06/2016’da kesinleşmesi, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesinin ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesinin yeterli olması, TCK’nın 58/3. maddesinde tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunacağının belirtilmesi karşısında; sanık hakkında basit tehdit suçundan dolayı seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, seçimlik cezalardan adli para cezasının tercih edilmesine ve sanığın TCK’nın 106/1- 2. cümle, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ve 2018/571 esas, 2018/827 sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan bozma nedeni yerinde görüldüğünden, basit tehdit suçundan kurulan, Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2018 tarihli ve 2018/571 esas, 2018/827 sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedeninin mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne ilişkin olması sebebiyle yeniden yapılacak yargılama sonucunda kurulacak hükmün, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-b maddesi gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.