Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/3494 E. 2019/11770 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3494
KARAR NO : 2019/11770
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 106/1-1. cümle, 50/1-a, 62(iki kez) ve 52. (iki kez) maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı kararının kesinleşmesini takiben, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2018 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine yönelik mercii Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19/04/2019 gün ve 94660652-105-20-4083-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2019 gün ve 2019/43940 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, 5237 sayılı Kanun’un 125. maddelerinde düzenlenen hakaret suçunun ise; anılan yasal değişiklikten önceki haliyle de uzlaşmaya tâbi olduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun’un “Mahkeme tarafından uzlaştırma” başlıklı 254. maddesinin, “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde olması karşısında, sanığın işlediği hakaret ve tehdit suçları bakımından uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 Değişik İş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkumiyet hükmünü veren hakim ….in, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ek kararı verdiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı kararının, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, 5237 sayılı Kanun’un 125. maddelerinde düzenlenen hakaret suçunun ise; anılan yasal değişiklikten önceki haliyle de uzlaşmaya tâbi olduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun’un “Mahkeme tarafından uzlaştırma” başlıklı 254. maddesinin, “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklinde olması karşısında, sanığın işlediği hakaret ve tehdit suçları bakımından uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği, Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 değişik iş sayılı kararının ise, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkumiyet hükmünü veren hakim ….’in, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ek kararı verdiği gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçeleriyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kesinleşen hükme yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinin, ilk hükmü veren hakim tarafından değerlendirilmesinin hukuka uygun olup olmadığının ve sanığa yükletilen suçlar yönünden uzlaştırma işlemlerinin yapılmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318. maddesinde;
“(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.
(2) 303 üncü Madde gereğince Yargıtayın doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur.
(3) Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan karar, duruşma yapılmaksızın verilir.” hükümlerine yer verilmiş,
Aynı Kanun’un “Yargılamaya katılamayacak hakim” başlıklı 23/3. maddesinde ise; “Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hakimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair verilecek kararda, önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerekmektedir.
Ceza Genel Kurulu’nun 29/05/2018 tarihli ve 2017/15-496 esas, 2018/246 sayılı kararında belirtildiği üzere; uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasında, “Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir” hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nın 253, 254 ve 255. maddelerinde ise, uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması hâlinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un ikinci maddesiyle, 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmış, 45. maddesiyle de aynı maddenin sekizinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, yine 24 ve 25. maddeleri ile CMK’nın 253 ve 254. maddeleri değiştirilmiştir. CMK’nın 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile değiştirilen 253. maddesinin üçüncü fıkrası; “(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.” biçimdeyken 09/07/2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun’un sekizinci maddesiyle anılan fıkraya “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” cümlesi eklenmiştir. 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı “Uzlaştırma” olarak değiştirilmiş ve 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamındaki suçların sayıları artırılmış, TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit, aynı Kanun’un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık ve 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçları uzlaştırma kapsamına alınmış, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlara ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecek, bu uygulama sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacak, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Dairemizin 08/03/2018 tarihli ve 2018/1162 esas, 2018/4745 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, yerine getirilen hükümler yönünden uzlaştırma, sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir.
Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
Uzlaştırma, 6763 sayılı Kanun’la değişik CMK’nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254. maddesinde ” (1)Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2)Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” denilmiştir.
İncelenen dosyada;
Sanık … hakkında hakaret, tehdit ve şantaj eylemleri nedeniyle cezalandırılması talebiyle 14/07/2016 tarihinde kamu davasının açıldığı, yargılama sırasında atılı suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verildiği, şikayetçilerin uzlaşmak istemedikleri, yargılama neticesinde Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı kararıyla sanığın, şantaj suçundan beraatine, hakaret ve tehdit suçlarından ise TCK’nın 125/1, 106/1-1.cümle, 50/1-a, 62(iki kez) ve 52. (iki kez) maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, bu talebin süreden reddedildiği, ret kararının sanığa tebliği üzerine sanığın bu kez ret kararına yönelik istinaf talebinde bulunduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 22/01/2018 tarihli ve 2018/137 esas, 2018/194 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, bu talebin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2018 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı ek kararıyla reddedildiği, sanığın ret kararına yönelik itirazının mercii Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 Değişik İş sayılı kararıyla reddedildiği, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı hükümlülük kararının ve 05/03/2018 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararın hâkim Mehmet ÖKMEN (40761) tarafından verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
1)Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı kararı yönünden;
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanık …’e yükletilen TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, sanığa yükletilen hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı ve sanığa isnat olunan şantaj suçundan beraat kararı verildiği, yeni düzenlemeyle hükümlülük kararı verilen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle hakaret suçun da uzlaştırma kapsamına girdiği ve bu suçlar yönünden uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında atılı suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle dosya 12/09/2017 tarihinde uzlaştırma bürosuna gönderilmiş, şikayetçilerin uzlaşmak istememeleri nedeniyle uzlaşma sağlanamamıştır. Bu açıklamalar karşısında, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2) Mercii Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 Değişik İş sayılı kararı yönünden;
CMK’nın 23/3. maddesinde yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkimin, aynı işte görev alamayacağının düzenlemesi, sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı hükümlerin hâkim ….tarafından verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan hükümlülüklere ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebinin, önceki yargılamada görev yapan hâkim ….dışında bir hakim tarafından değerlendirilmesinin gerektiği gözetilip, hâkim …. tarafından verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2018 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı ek kararına yönelik itirazın, bu yönden kabulü yerine, anılan kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine ilişkin mercii Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1)Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/558 esas, 2017/656 sayılı kararı yönünden;
Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden bozma isteminin, CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Mercii Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 Değişik İş sayılı kararı yönünden;
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2019/73 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.