Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/3574 E. 2021/26378 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3574
KARAR NO : 2021/26378
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Katılan …, … ve …’a yönelik hakaret eylemlerinden kurulan hükümde öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, sanık …’in TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Katılanlara yönelik tehdit, katılan … ve …’a yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan … ve …’a yönelik tehdit eyleminden kurulan hüküm yönünden;
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan ” şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın aşamalarda katılanlar … ve …’ın bulunduğu aracın önüne geçerek iddianamaye konu tehdit sözlerini söylediğine dair suçlamayı kabul etmemesi, eylemi doğrulayan herhangi bir tanığın bulunmaması, dosyada katılanların beyanlarından başka sanığın savunmalarının aksini ispata elverişli somut delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece katılanlar … ve …’ın beyanlarının ne suretle sanığın savunmalarına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmaksızın ve sanığın katılan … ile katılan …’a gönderdiği, tutanaklar ile tespit edilen mesajlarda herhangi bir tehdit sözünün bulunmaması, sözlerin bütün halinde hakaret suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında tehdit suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Sanığın katılan …’ın facebook adresine gönderdiği anlaşılan mesajda geçen sözlerin ne şekilde tehdit suçunu oluşturduğu yeterince açıklanıp tartışılmaksızın sanık hakkında tayin edilen cezanın TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılması,
3-17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen ve gerekçe yönünden aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.