Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/4503 E. 2019/16202 K. 17.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4503
KARAR NO : 2019/16202
KARAR TARİHİ : 17.10.2019

Hakaret ve tehdit suçlarından şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/06/2018 tarihli ve …. soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, … 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/11/2018 tarihli ve…. değişik iş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 21/05/2019 gün ve ….. Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2019 gün ve …. sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire’ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:

Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki …ile şüpheli … arasında önceye dayalı ortak ticari iş yapmalarından kaynaklı bir ihtilaf ve husumet bulunduğu, şüpheli…in de kendisi ile birlikte hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen diğer şüpheli …ı ve başkaca şahısları azmettirerek müştekiye hakaret ve tehdit ettirdiği iddialarına ilişkin olarak … Cumhuriyet Başsavcılığınca yeterli delil elde edilmediğinden bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiş ise de; müştekinin alınan beyanında özetle, şüpheli İsmail ile arasındaki husumet nedeniyle başka şahısları azmettirerek kendisine hakaret ve tehdit ettirdiğini, bu bağlamda şüpheli…in kız kardeşinin eşi olan …nin 31/05/2018 tarihinde müştekinin işyerine giderek müştekiye yönelik olarak, “… paraları sana vermiş bizim paramızı geri ver” demesini mütakip aralarında meydana gelen tartışma sırasında şüphelinin, müştekiye hitaben, “parayı ödemezsem seni ve çocuklarını vuracağım polis çağırsan da farketmez, paramı alamazsam seni de çocukları da öldüreceğim paramı almadan buradan ayrılmayacağım ananı avradını s.kerim, orospu çocuğu, senin a.ına koyacağım, seni buradan çıkarmayacağım” şeklinde sözler söylediğini, bu hususun tanıklar …ve …nın beyanları ile de doğrulandığını ve şüpheli Cemal Ahmet Sipahi hakkında bahse konu hakaret ve tehdit eylemlerine ilişkin olarak aynı soruşturma kapsamında … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26/09/2018 tarihli ve …. esas sayılı iddianame ile kamu davası açıldığını, yine 31/05/2018 tarihinden birkaç ay öncesinde de şüpheli…in azmettirmesi üzerine şüpheli …ın müştekiye tehditle belge imzalatmaya çalıştığını iddia etmesi karşısında, şüpheli…in diğer şüpheliler…ve…i azmettirip azmettirmediğinin tespitine yönelik olarak adı geçen şüphelilerin olay tarihinde ve öncesinde kullandıkları cep telefonlarına ilişkin HTS kayıtlarının temin edilerek, olay ve öncesine ilişkin görüşme ve mesajlaşma yoğunluğunun tespit edilmesi ile olaya ilişkin bütün bilgi ve belgeler toplandıktan sonra yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara yönelik itirazın bu yönüyle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebinin içeriğine, ihbarname tarihine, Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 30/01/2019 gün ve 2019/1 sayılı kararına, 27.06.2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile 31.05.2018 tarihli şikayet başvurusundaki iddiaya konu eylemlerin, hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit, yağmaya teşebbüs ve hakaret suçlarını oluşturabilmesine göre, kanun yararına bozma isteminin incelenmesi, en ağır yaptırımı içeren yağma suçuna ilişkin uyuşmazlıklara bakmakla görevli Yüksek 6. Ceza Dairesi’nin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daire’ye gönderilmesine, 17/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.