Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/4807 E. 2021/29742 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4807
KARAR NO : 2021/29742
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteminin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin teşdit uygulamasına ilişkin gerekçekleri yerinde görülmekle tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanıklara yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıkların birden fazla kişi ile birlikte ve silahla tehditte bulundukları kabul edilerek aynı maddenin birden fazla fıkrasının ihlal edilmesi nedeniyle teşdiden ceza belirlenmesine rağmen, uygulama maddesi olan TCK’nın 106/2-c maddesinin gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilerek bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar … ve … ile sanıklar müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, “TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ” ilişkin kısımların karardan çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanun’a uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Suç tarihi itibarıyla, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen hakaret suçu uzlaşma kapsamında olmadığından, yapılan uzlaşma işlemleri bu nedenle de geçersiz olup, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca, anılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alındığından, somut olayda CMK’nın 253/3. maddesinin ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı ve dolayısıyla 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca usulünce her iki suç yönünden uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b)Uzlaşmanın sağlanamaması durumunda ise, 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 E. 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar vermesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren her iki suç yönünden; Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
I) OLAY:
Sanıklar hakkında Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2-a, 43/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası, TCK’nın 53. maddasi gereğince güvenlik tadbirlerinin uygulanmasına ilişkin hükümlerin Dairemizce düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
II)Dosya kapsamı tüm açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık …’ın savunmasında; olay tarihinde arkadaşı olan … İşleyen’in evinde ders çalıştığını belirtmesi karşısında, … İşleyen’in tanık olarak beyanının alınmadan eksik soruşturma sonucu mahkumiyet kararı verilmesi,
%82 oranında ortapedik (Doğumsal Lenf (Opere) ileri derecede yürüme ve hareket bozukluğu yaratan) açıdan özürlü olduğuna ilişkin rapor sunan sanık …’ın söz konusu suçu işlemek için fiziki açıdan yeterliliğe sahip olup olmadığının araştırılmaması,
Sanık …’ın üzerinde bulunan ve barut izi tespit edilen montu diğer kardeşlerinin de giydiğini belirtmesi karşısında, olay tarihinde montun kim tarafından giyildiğinin araştırılmaması,
Sanıklar … ve … hakkında TCK’nın 61. maddesi gereğince ceza belirlenirken, cezanın şahsileştirilmesi esnasında üst sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza verilerek cezada orantılılık ilkesine aykırı davranılması hukuka aykırıdır.
II)SONUÇ:
Yukarıda belirtilen gerekçelerle;
Sanıklar … ve … hakkında Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 29/09/2015 tarihinde 2014/85 esas, 2015/492 sayılı Mahkumiyet kararlarının, “BOZULMASINA” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA karşıyım 21/12/2021